Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den Kostroma Hutbesi

05 Mayıs 2017 Cuma

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim.

Bugün Rusya’nın Kostroma şehrinde Kabetullah’ın şubesi olan bir İslam mabedinin açılışında, bir Cuma vaktinde, icabet vaktinde bizleri buluşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Hazreti Adem’den Hazreti İbrahim’e, Hazreti Musa’dan Hazreti İsa’ya,  لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠  ayet-i kerimesini bir Miraç hediyesi olarak insanlığa getiren Resulü Ekrem Muhammed Mustafa’ya (s.a.s) salat ve selam olsun.

Aziz Kardeşlerim

Bugün bir mabedin açılışında bulunuyoruz. Kabetullah şubesi olan bir caminin açılışında bulunuyoruz. Bu cami, bu topraklarda bin yıldır yaşayan Müslümanların tarihine işaret eder. Kostroma’da bin 50 yıl önce bir Müslüman mezarlığının varlığı, bin 100 sene önce Müslümanların bu topraklara geldiğini ve o günden bugüne bu topraklarda yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. İşte bugün bu cami, bu mabet, bin senedir bu topraklarda yaşayan Müslüman büyüklerimizin, Müslüman kardeşlerimizin ebediyete kadar rahmetine vesile olacak bir camidir. Cenab-ı Hakk hayırlara vesile kılsın.

Bu cami aynı zamanda II. Dünya Savaşı’ndan sonra burada, bu topraklarda kendi vatanını ve topraklarını savunan Müslüman Tatar askerlerin, şehitlerin anısına, hatırasına yapılmıştır. Bu vesileyle bu Cuma vaktinde, bu icabet saatinde can veren bütün şehitlere Cenab-ı Hakk’tan rahmet diliyorum.

Kostroma Camiisi,  aynı zamanda I. Dünya Savaşı’nda buradaki Tatar kardeşlerine sığınan 400’ü aşkın Müslüman Türk askerinin, komutanının aziz hatırasına inşa edilmiş oldu. Aralarında büyük İslam âlimi, İslam mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursi’nin de bulunduğu 400’ü aşkın Müslüman Türk askeri bu topraklara geldiler, burada kaldılar, yaşadılar, buradaki Tatar Müslüman kardeşlerine sığındılar ve sonra bazıları vatanlarına dönebildi, bazıları ise bu topraklarda şehit oldu. Bugün bu Cuma saatinde Cenab-ı Hakk’tan onlar için de rahmet niyaz ediyorum.

Aziz kardeşlerim

Bu topraklar, bu cami, bu mescitten önceki ahşap cami, kim bilir ne kadar güzellilere şahit oldu. Buraya Türkiye’den gelen kardeşler Tatar kardeşleriyle beraber Kur’an okudular, namaz kıldılar, Cuma’yı eda ettiler. Buraya gelen Bediüzzaman Said Nursi buradaki çocuklara Kur’an’ın hakikatlerini, imanın hakikatlerini anlattı. İşte bu cami, bu mabet bütün bu güzelliklerin hatırasını, hatıralarını ebediyete kadar yaşatacak bir mabet olarak daim olsun.

Aziz kardeşlerim

Hutbenin başında okuduğum ayeti kerimede Yüce Rabbimiz, camileri imar etmekten söz eder. Bir başka ayeti kerimede Rabbimiz yaratılış gayemizi anlatan bir ayette şöyle buyurur; هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا  Allah sizi yerden yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi istedi.

Dünyada insanlar ikiye ayrılır; yeryüzünü imar edenler, yeryüzünü tahrip edenler; yeryüzünü mamur edenler, yeryüzünü harabeye çevirenler; yeryüzünü ıslah edenler, yeryüzünü ifsat edenler.

Aziz kardeşlerim

Allah bizden yeryüzünü imar etmemizi istiyor. Ancak, iki mescidi imar etmeden yeryüzünü imar etmemiz mümkün değildir. Birincisi, içinde namaz kıldığımız mescitler. Onun için, اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ “Mescitleri ancak Allah’a iman eden, ahirete iman edenler, namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayanlar imar edebilirler.” Sizler mescidi imar edeceksiniz, mescit sizi imar edecek. Mescit sizi imar edince siz bütün yeryüzünü imar edeceksiniz. İmar edeceğiniz ikinci mescit kalptir, gönüldür. Kalbini imar etmeyenler mescit imar edemezler. Kalbini imar etmeyenler, içinde Allah’a imanın bulunduğu kalp mescidini, gönül mescidini imar edemeyenler, içinde namaz kıldığımız mescitleri imar edemezler. İkisini imar etmeyenler, yeryüzünü imar edemezler.

Mevlana Celaleddin der ki bir sözünde; “Kabe, Azeroğlu Hazreti İbrahim’in inşa ettiği bir binadır, oysa kalp Celil ve Ekber olan Allah’ın nazargahıdır.” Cenab-ı Hakk’ın bizden istediği, önce gönül dünyamızı imar etmek, önce gönül dünyamızı iman ile doldurmak, eman ile buluşturmak ve sonra mescitleri imar etmek. Mescitleri ve gönül mescidini imar edenler, yeryüzünü de imar etmiş olurlar, o zaman mescitleri harabeye çevirmemiş olurlar.

Cenab-ı Hakk Yüce Kitabında, mescitlerde Allah’ın ismini anmayı yasaklayan ve orayı harabeye çevirenden, وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ “Mescitleri harabeye dönüştürenler, içinde Allah’ın ismini anmaktan alıkoyandan daha zalim kim olabilir?” Mescitleri harabeye çevirenler, gönül dünyalarını da harabeye çevirmiş olurlar ve onlar yeryüzünü de tahrip ederler, yeryüzünü ifsat etmiş olurlar.

Aziz kardeşlerim

Resulü Ekrem Aleyhisselam hutbemin başında okuduğum hadisi şerifte şöyle buyuruyor: جُعِلَتْ لِىَ الأَرْضُ مَسْجِدًا yeryüzü bana mescit kılındı. Müslüman yeryüzünde, yeryüzünün her noktasında namazını eda edebilir. Öyleyse niçin mescitleri inşa ediyoruz? Çünkü mescitler sadece namaz kılma yerleri değildir. Mescitler kalpleri imar etme yeridir. Mescitler, kardeşlikleri inşa etme yeridir. Biz mescitlerimizde, camilerimizde ilim öğreniriz. Biz mescitlerimizde Rabbimizi öğreniriz, mescitler bizim ilim mekanımızdır. Mescitler, camiler bizim birlik mekanımızdır. Camiler bizim kimlik mekanımız, kimliklerimizi camilerimizde inşa ederiz. Camiler bizim sevgi mekanımız, birbirimizi sevmeyi öğreniriz. Camiler bizim özgürlük mekanımız, müminler camilerde özgür olmayı öğrenirler.

Cenab-ı Hakk bugün bu Cuma saatinde birlikte açtığımız Kostroma Camiisini, Kostroma Mescidini ebediyete kadar cemaatsiz bırakmasın. Bu topraklarda yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimizi ve onların zürriyetlerini kıyamet sabahına kadar Allah’a kul, Muhammed Mustafa’ya (s.a.s)  ümmet olmaktan bir saniye dahi uzaklaştırmasın.

Kostroma’da yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimiz, Rusya topraklarında yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimizin İslam’a bağlılığı Volga Nehrinin akışı gibi daim olsun. Volga’nın bereketi topraklarımızdan eksik olmasın.