Kutlu Doğum'a Yonelik İddialar

24 Nisan 2017 Pazartesi

Kutlu Doğum haftasıyla ilgili iddialarla Diyanet’i hedef alan yayınlara bir tepki de Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yavuz Ünal’dan geldi. Medya üzerinden mesaj verme çabasını eleştiren Ünal, Diyanet’in bu toplum ve islam dünyası için taşıdığı değere de dikkat çekti; 

Ünal: Haftayı, İllegal Bir Yapılanmayla İlişkilendirmek Vicdana Sığmaz

"Uygulama olarak da aslında takdir edilmesi gereken özellikle Hz. Peygamberin önemini kavrayan çevreler tarafından takdir edilmesi gereken bir davranışın manüpüle edilmesi gerçekten üzücü, gerçekten üzüntü verici bir durum bu. Hiçkimse bu dinin sahibi değildir, hiç kimse kendisini bu anlamda hesaba çeken, ayar veren bir pozisyonda göremez, bu din Allah’a aittir, Allah’ın koruması altındadır her birimiz bu dine ait bu dini anlatma noktasında dinle güzelleşme noktasında kendi çabamızla öne çıkmak zorundayız."

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yavuz Ünal, son günlerde kutlu doğum haftası etkinliklerini hedef alan iddia ve yayınlara bu sözlerle tepki gösterdi. 

"Bunu özellikle illegal bir yapılanmayla ilişkilendirmek suretiyle bunu ötelemek veya DİB’i ilgilileri bunun üzerinden suçlamak hiçbir şekilde kabul edilecek bir davranış değil, gerçekten vicdana sığacak bir davranış değil. Kutlu Doğum haftasında böyle bir tartışmanın gündeme gelmesi bütün müminleri üzdüğünü, özellikle salonları aleyhisselatu vesselama olan muhabbetleri nedeniyle salonumuzu dolduran salonları dolduran o insanları üzdüğünü beyan etmek gerekiyor." 

Yavuz Ünal, Diyanet Televizyonunda yayınlanan Dini Haber Analiz programına konuk oldu, Fatih Şahin’in sorularını yanıtladı. Ünal, kutlu doğumun temasının ve etkinliklerinin istişareler sonucu belirlendiğini anlattı; bu istişari süreçlere destek vermek yerine medya üzerinden bir tartışma başlatmanın ise yanlış olduğunu dile getirdi. 

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ünal, her fırsatta Diyanet’in Türkiye ve İslam dünyası için taşıdığı değere de işaret ederek, her vesileyle bu kurumu yıpratma çabasına da tepki gösterdi. 

"DİB bu milletin en gözde kurumudur, toplumsal itibarı en yüksek olan kurumudur ve bütün dünya sadece Türkiye’deki bir cemaat değil, bir yapılanma veya bir dini kurum olarak görmemek gerekiyor, bütün dünyanın nasıl Türkiye’yi bir ümit olarak görüyorsa, Türkiye’yi özelleştirdiğinde Diyanet İşleri Başkanlığını kendisi için bir model olarak gördüğünü bir ümit olarak gördüğünü ve burayla bir şekilde temas halinde olmayı kendisi için bir güven olarak algıladığı bir dünyada böylesine bir değerin çok basit nedenlerle yıpratılmaya kalkması asla kabul edilebilecek bir davranış değildir."