Seta’nın İslamofobi Raporu

12 Nisan 2018 Perşembe

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa’da artan İslam düşmanı saldırılarla ilgili olarak batıya çarpıcı bir soru sordu. Çavuşoğlu, “Batı tarafından sıkıntıların müslümanlardan ve göçmenlerden kaynaklandığını göstermeye çalışılması çarpık zihniyet. Avrupaya bu insanlar yeni mi gelmeye başladı ki?” Dedi. Çavuşoğlu, SETA tarafından hazırlanan “Avrupa’da İslamofobi 2017” raporunun tanıtım ve değerlendirme toplantısında konuştu. 

Çavuşoğlu: Toplumsal ön yargılar popülist politikacılarca körükleniyor

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı kısa adıyla SETA, 2017 yılında 33 avrupa ülkesinde islamofobi üzerine bir araştırma yaptı ve sonuçları raporlaştırdı. Raporun değerlendirme toplantısına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı.; "Bu çarpık zihniyet, batı ülkelerinde yaşanılan sorunların sebebi olarak müslümanları veya göçmenleri göstermeye başladı. Oysa müslümanlar veya yabancılar sadece son on yılda avrupa’ya gitmiyor."

Çavuşoğlu, avrupa’da islamofobiyi körükleyen unsurların başında politikacıların olduğunu vurguladı; “Ne yazık ki toplumsal düzeydeki bu ön yargılar, populist politikacılar tarafından körükleniyor. Populist politikacıların 3-5 oy daha fazla almak adına aşırıcı ve nefret dili kullandığını görüyoruz. Oysa nefret dili tüm avrupa ülkelerinde suçtur.”

Çavuşoğlu: Müslümanlara karşı saldırılarla ilgili çifte standart uygulanıyor

Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa’da müslümanlara karşı çifte standart uygulandığını belirtti; “Bu akımlara karşı avrupanın kayıtsız kaldığını söyleyemeyiz. Ama buradada başka bir çifte standartı görüyoruz. Örneğin ırkçı antisemitik yada roman karşıtı davranışlara daha azla ciddiye alınıyor ama İslam düşmanlığı söylemler eylemler saldırıların ise adeta adi bi suç gibi değerlendiriliyor.”

Hafiz: Avrupa islamofobinin varlığını kabul etmeli, yüzleşmeli ve tedbir almalı

İslamofobi raporunun editörlerinden olan Farid Hafiz ise Avrupa’da artan İslam düşmanlığı içeren saldırıları TRT Diyanet Habere değerlendirdi; “Bu rapor çok sistematik bir şekilde Avrupa’daki islamofobinin tartışmasını ve araştırmalarını içeriyor. Medya eğitim politika internet ve sivil toplumda karşılaşılan ırkçılıkla avrupa toplumunun yüzleşmesini sağladık." Hafiz’e göre avrupa islamofobinin varlığını kabul etmeli, bu sorunla yüzleşmeli ve gerekli tedbirleri almalI;

"Saldırıların artması veya azalmasında politikacılar ve medyanın rolü çok önemlidir. Örneğin yasakların ve suçların nasıl tanımlandığı, azınlıkların karşılaştığı sorunların, başörtüsü ile eğitim almak isteyen kadınların sıkıntılarının nasıl değerlendirildiği, bu konulara karşı siyasetçi ve medyanın takındığı tavır ve söylem genel nüfusun tutumunu etkiliyor. Avrupa birliği acilen islamofobiyi tanımalı. Çünkü kabul edilmemesi demek bu tarz şiddet eylemlerinin normalleştirilmesi anlamına geliyor. Irkçılığın bir çok formuyla mücadele ediliyor ama müslümanlar için daha çok şey yapılması gerekiyor.”

Hyökki: Olayların insanları nasıl etkilediğini görmeden hareket edemezsiniz

İslamofobi raporunda araştırmacı olarak görev alan Linda Hyökki ise, yaşanan olaylardan ders çıkarılması gerektiğinin altını çizdi; “Çalışmamızda örneğin 2017 yılında Finlandiya’da yaşanan bıçaklı saldırıyı analiz ettik. Toplumsal sorumluluğu ve politikacıların sorumluluğu, yaşananlar müslümanları nasıl etkiledi ve nefret söylemi nasıl arttı. Buradan elde edilen sonuçlar sivil toplum örgütleri, kanun yapıcılar için çok önemli çünkü bölgedeki yaşananların oradaki insanları nasıl etkilediğini görmeden hareket edemezsiniz.”