“Yerinde Sorular”da Yapay Zekâ ve İnsan Fıtratı konuşuldu…
Diyanet TV ekranlarında izleyiciyle buluşan “Yerinde Sorular” programında, “Yapay Zekâ ve İnsan Fıtratı” konu başlığı ele alındı. Yapay zekânın insan üzerindeki etkileri, teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği sorumluluklar ve dijital çağda insanın değerlerini korumasının önemi anlatıldı.
Gençlerin düşünce dünyasına, ilgi alanlarına ve gündelik yaşamda karşılaştıkları meselelere odaklanan “Yerinde Sorular” programında, alanında uzman akademisyenler gençlerin sorularını yanıtlıyor. Her hafta farklı bir konuğun katıldığı programda güncel meselelerden kitap analizlerine, bireysel ve toplumsal konulardan hayata dair merak edilen pek çok başlığa yer veriliyor. Alanında uzman konuklar, gençlerin merak ettikleri soruları cevaplıyor.
Diyanet TV’de ekranlara gelen ve gençlerin sorularına uzman isimler tarafından cevap verilen program “Yerinde Sorular”a Doç. Dr. Yıldıray Sipahi konuk oldu. Programda, yapay zekânın sunduğu imkânların yanı sıra beraberinde getirdiği etik meseleler; insan fıtratı ve İslam hukuku açısından değerlendirildi.
“Yapay Zekâ ve Fıtrat” başlığıyla ekrana gelen bölümde Sipahi, gençlerin sorularını yanıtladı. Yapay zekânın insan hayatındaki yerini İslam hukuku, irade, sorumluluk ve fıtrat kavramları çerçevesinde değerlendiren Sipahi, teknolojik gelişmelerin yalnızca teknik yönleriyle değil, insani ve hukuki boyutlarıyla da ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
“Karşımızda dijital bir varlık var”
Yapay zekânın insanla kurduğu ilişkinin anlaşılabilmesi için öncelikle varlık ve fıtrat kavramlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sipahi, yapay zekânın fıkhi açıdan değerlendirilmesinde insanın varoluşsal özelliklerinin önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Benim en önemli tanımlamam dijitalin insan fıtratıyla ilgisidir. Bunu varoluşsal ya da ontolojik bir yerden kurmamız gerekir ki klasik fıkıh veya pozitif hukuk açısından yapay zekayı kavrayacağımız alan açılsın. Yapay zekanın insan üzerinde ne gibi etkiler oluşturacağını öncelikle insanın fıtratını kavrayarak tespit edebiliriz.”
Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasında insan sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini belirten Sipahi, yazılımcıların ve ilgili firmaların hukuki yükümlülüklerine de değindi.
Yapay zekâ İslam hukuku açısından değerlendirildi
Gençlerden gelen sorular doğrultusunda yapay zekâ yazılımlarının sözleşme hukukundaki yerini de değerlendiren Sipahi, teknolojik ürünlerin hukuki niteliğinin klasik fıkıhtaki sözleşme türleri üzerinden ele alınabileceğini ifade etti.
“Dijital çağda insanca kalmanın yollarını araştırmalıyız”
Programın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekânın insanın düşünme, karar verme ve bilgiye ulaşma süreçleri üzerindeki etkileri oldu.
Dijital bağımlılık, yapay zekâ sistemlerinin gerçeğe aykırı bilgiler üretmesi ve teknolojinin insanın düşünme becerileri üzerindeki olası etkilerini
değerlendiren Sipahi, dijital çağda bilinçli ve sorumlu bireyler yetiştirmenin önemine dikkat çekti.
Sipahi, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, nesillerimize yapay zeka ile dijitalizm asrında insanca kalmanın yollarını araştırmalarını söylemeliyiz. Gelişen ve değişen teknoloji içerisinde fıtrat üzere yaşamalıyız. Takva, bilmenin sürekli zindeliği demektir. Bilmenin sürekli zindeliği de bizi psikolojik olarak farkındalığa ve bilince, din dilinde ise insan-ı kamile bağlar.”
“Yerinde Sorular” her Cumartesi saat 21.30’da Diyanet TV’de…